Fast-Food ve Beslenme

 

“Fast-food” veya ”hızlı hazır yemek sistemi” “ayaküstü sokakta yenilen yiyecekler” gibi tanımlamalarla, kısa zamanda çok sayıda tüketiciye hizmet veren yemek sistemidir. Bu sistem, günü evinden uzak geçiren insanların hem damak zevkine hitap etmiş hem de zaman problemine çözüm getirmiştir. Ülkemizde en çok tüketilen fast-food türü yiyecek ve içecekler arasında simit, tost, hamburger çeşitleri, soğuk sandviçler, pizza, kızarmış patates, kızarmış parça tavuklar, kolalı ve kafeinli içecekler vb. yer almaktadır.

Enerji: Fast-food ürünlerde en önemli sorun yüksek enerji içermeleridir. Enerji içeriği 400 kaloriden başlayıp 1500 kaloriye kadar yükselebilmektedir. Bu enerjinin çoğu yağ ve şekerden gelmektedir.

Protein: Fast-food ürünlerin çoğunluğunda proteinli (tavuk, kırmızı et, balık, peynir vb.) bulunduğundan tüketilen miktara bağlı olarak günlük protein gereksinimi sağlanabilmektedir.

Karbonhidrat : Fast-food ürünlerde ekmek ve patatesten günlük gereksinimin bir kısmı basit karbonhidrat kaynağı olarak sağlanabilmektedir.

Yağ: Fast-food menülerde düşük yağlı yiyecekler bulabilmek oldukça güçtür. Ortalama olarak Fast-food ürünlerde enerjinin %40-60 ‘ı yağlardan gelmektedir. Mayonez, hardal, ketçap vb. ürünler ve derin yağda kızartma gibi yöntemler fast-food menünün yağ içeriğini arttırmaktadır. Tavuk-balık gibi ürünler fast-food restoranlarında en iyi seçenek olarak düşünülür. Bu besinler kırmızı ete göre daha az kalori ve yağ içermelerine karşın, pişirme tekniklerinden dolayı olumsuz duruma gelebilirler. Genelde bu tür besinler ( sulu hamur, yumurta, un, galeta vb.) bulanıp derin yağda kızartılarak kalorisi artmaktadır.

Vitaminler:Fast-food yiyeceklerin çoğunluğu yeteri miktarda B vitaminlerini sağlamaktadır. Bu gibi restoranlarda salata barların yaygınlaşması ile birlikte C vitamini kaynakları da artmıştır. Fakat bekleme süresi arttıkça özellikle C vitamininde önemli kayıplar oluşmaktadır.

Mineraller:Fast-food menü içeriklerinde bulunan süt ve sütlü içeceklerle birlikte peynir kalsiyum-fosfor, kırmızı et grubu ise demir ve çinkodan zengindir.

Fast-food ürünlerin özellikle çocuk ve gençler tarafından tercih edilmesi yetersiz ve dengesiz beslenmeyi akla getirmektedir. Bu menülerin çok sık tüketilmesi sağlığı olumsuz etkilemektedir. Bu etkileri sıralıcak olursak;

* Fast-food ürünlerindeki yağın çoğu hayvansal kaynaklı olup çoğunlukla doymuş yağ asidi içerir. Diyetle yağdan gelen enerjinin artması başta koroner kalp hastalıkları olmak üzere obezite, kanser vb. hastalıklar için risk faktörüdür.

* Fast-food ürünlerinde kullanılan salam, sosis, sucuk gibi et ürünleri tostlarda, soğuk sandviçlerde, kızartma şeklinde ve pizzaların üst malzemesi olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Bu etlere istenilen renk ve kokunun sağlanması ve koruyucu maddelerden nitrit ve nitratlar eklenmektedir. Bu katkı maddelerinin çok alınması vücutta kansorejen maddelerin oluşumuna neden olmaktadır.

* Fast-food menülerin yanında tercih edilen kolalı ve kafeinli içecekler sıklıkla tüketilmektedir. Aşırı kafein alımı sonucunda sinirlilik, huzursuzluk, uykusuzluk, kan basıncında yükselme gibi durumlara neden olur. Ayrıca bu tür içeceklerin fazla miktarda tüketimi bu içeceklerin içersinde bulunan demiri bağlamasına ve vücutta demirin azalmasına neden olmaktadır. Bu tür içeceklerin yerine taze sıkılmış meyve suyu, ayran, süt ve türevleri tercih edilmelidir.

* Fast-food beslenmede yer alan yiyeceklerin bir kısmına ön hazırlama esnasında tuz eklendiğinden sodyum içerikleri yükselmektedir. Sodyum içeriğinin yüksek olması kan basıncını yükselmesine, hipertansiyona, mide kanserine ve osteoporosize neden olmaktadır.

Fast-food besinlerin uygun ve hijyenik koşullarda yapılmaması enfeksiyon riskini arttırmaktadır. Yiyeceklerin hazırlanması, beklemesi ve servisi sırasında hem bireysel temizliğe hem de çevrenin temizliğine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Tüketilmek istendiğinde en iyi çözüm, mevcut ürünlerden en sağlıklı ve dengeli beslenme değerine sahip olanları seçmektir. Bu seçimler;

* Daha çok fırında pişmiş ve ızgara besinler,

* Hayvansal yağ yerine bitkisel yağ kullanımı arttırılmalı,

* Yağı azaltılmış salata sosları,

* Taze meyve ve meyve salataları,

* Taze yeşil sebzeler,

* Yağsız sade yoğurt ve süt türevleri,

* Tam buğday unundan yapılmış çörek ve pizza hamurları,

* Kırmızı et yerine tavuklu ve balıklı sandviç seçenekleri hazırlanmalıdır.









Eklenme Tarihi: 22.02.2010
Uzm. Dyt. Yasemin TUNCER                                                                                                                                                                                                

 Okunma Sayısı: 711                                                                                    
                                                                                                                                                               GERİ DÖN
                                                                                 Telif Hakkı © 2009 Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü
                                                                                                  HyperLink